Cerrahi merkezimiz Op.Dr.Okan Akat koordinasyonunda cerrahi operasyonlar, polikliniğimiz ve endoskopi ünitemiz ile hizmetinizde olacaktır. Yeniliğe açık ve güncel cerrahi tedavi yaklaşımları ile çok değerli bölge halkımıza 7/24 hizmet edecektir.

Merkezimizde yapılan cerrahi girişimler.

1. Tiroit ve Meme hastalıkları cerrahi tedavisi (Guatr tarama polikliniği)

Merkezimizde cuma günleri özel olarak guatr taraması yapılacaktır. Özellikle son yıllarda tiroit kanserinde hızlı bir artış ve hastalığa geç tanı konulması nedeni ile hasta kayıpları artmaktadır. Oysa üçlü yöntem ile yani, muayene, kan testi ve ultrasonografi ile yapılan taramalarda tanı rahatlıkla konabilmekte ayırıcı tanı için biopsi alınabilmektedir. Unutmayalım ki tiroit bezi rahatsızlıklarının en kötüsü sayılabilecek rahatsızlıklarda bile çoğu zaman normal bir yaşam standardı sağlamak olasıdır. Son yıllarda bu hastalıklarla ilgili olarak bilinçsiz ve kontrolsüz ilaç tüketimi de artmış, hastalarımızı bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar ve testlerde yapacağız.

2. Karın ve genital bölge fıtıkları ( Göbek ve kasık fıtıkları )

Merkezimizde kasık fıtıkları cerrahi mesh'ler yardımı ile kapalı ve açık yöntemler ile tedavi edilmekte ve hasta 2 gün içinde iş yaşamına dönebilmektedir.

3. Acil cerrahi girişim gerektiren hastalıklar ( appendist, mide perforasyonları gibi ).

4. Safra kesesi ve yolları operasyonları ( kapalı yöntemler ile )

5. Gastrointestinal sistem cerrahisi

Hemoroid ( basur )

Perianal bölge fistül ve fissürleri

6.Pilonidal Kist tedavisi ( Kıl dönmesi )

Ameliyatlı yöntemler ( merkezimizde kıl dönmesi fleb yöntemi ile açık bırakılmadan yapılmakta, hastalar birkaç günde normal hayatlarına dönmektedirler.)

Ameliyatsız yöntemler ( fenol tedavisi ile ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi , hastalar yatış gerektirmeden ayaktan tedavi edilmektedir.)

7.Her türlü yumuşak doku lezyon tedavileri

Nevüs ( benler )

Lipomatöz oluşumlar ( et bezesi )

Kist sebase ( yağlı kist )

Genital bölge kondilom ve diğer lezyonları ( genital bölge lezyonları laser, podofilin enjeksiyonu ve cerrahi yöntemlerle ayaktan tedavi edilmektedir.)

Saçlı deri lezyonları

Tırnak batması ve şekil bozuklukları ( Mekezimizde tırnak batması ameliyatsız tel yöntemi ile tedavi edilebilmektedir. )

8. Ekstremite Varisleri tedavisi

Merkezimizde varislerin ameliyatsız enjeksiyon tedavisi yapılmaktadır. ( skleroterapi )

9.Sünnet

10. Tanısal amaçlı her türlü organ biopsileri.

11. Meme hastalıkları polikliniği

Özellikle son yıllarda artma eğiliminde olan meme kanseri nedeni ile merkezimizde koruyucu hekimlik ve eğitim hizmetleride verilmekte olup çok değerli vatandaşlarımızı bu hastalıktan korunma ve bilinçlendirme çalışmalarına yönelik her çarşamba günü meme polikliniği ve meme taramaları yapılacaktır.

ENDOSKOPİ ÜNİTEMİZ

Endoskopi fleksibl bir boru, hava ve yıkama sistemi ile aspiratör olmak üzere 3 kısımdan oluşan bir mekanizmanın genel adıdır. Mide barsak sisteminin görüntülenmesi, çeşitli lezyonlardan biopsi almak ve polip gibi oluşumların ekstirpasyonu için kullanılan hem tanı hem tedavi yöntemidir. Merkezimizde randevulu olmak üzere yapılmaktadır. Endoskopi ile mide barsak sistemi malignitelerinin erken tanı yapılabilmesi çok değerli bir yöntem olarak günümüzdeki önemini korumaktadır.

Merkezimizde endoskopi, yumuşak sedasyon veya genel anestezi eşliğinde yapılabilmekte ve hastalarımız işlemin travmasından uzak kalmaktadırlar.

Yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağı endoskopisi için 12 saat açlıktan sonra işlem rahatlıkla yapılabilmektedir. İşlem, ağız içi, yutak yemek borusu mide ve oniki parmak bağırsağını 10 dakika gibi kısa bir sürede tümü ile görüntüler. Lezyonlardan biopsi alınmasında ve helikobakter taramasında kullanılır. Kolonoskopi denen kalın bağırsağın görüntülenmesi ise işlemden evvel 3 gün süren bir hazırlık aşamasını gerektirir.Bu süre zarfında hasta sulu perhiz ve ağız yolundan alınan ilaçlarla, kalın bağırsakların temizlenerek işlemin yapılmasına olanak tanır. Bir gün öncesi akşamından ve aynı günün sabahı yapılan anal lavmanlar ile barsakların çıkım tarafı da temizlenir ve işlem için hasta uygun hale gelir. İşlem genel anestezi eşliğinde veya yumuşak sedasyon ile yapılır. Hasta eğer anestezi almamışsa işlemi monitörden kendiside izleyebilir. İşlem sonrasında hasta kendisine gelebilmesi için 30 dk uyanma odasına alınır.

Meme kanseri ile ilgili bilgilendirmeler

Meme kanseri hücresel seviyeden başlar ve klinik belirti vermeden önce epey ilerleme kaydeder. Önemi; taramalarda daha belirti vermeden mammografi denen ve hekim muayenesinin eşlik ettiği yöntemlerle erken tanının mümkün olmasıdır. Bu hastalıktan korunmada eğitimin payı öylesine büyüktür ki bunu kadınlarımıza anlatmak gerekir. Her yıl dünyada maalesef 50000 civarında insan bu hastalıktan kaybedilmektedir. Şöyle bir yorum yaparsak hiç abartmamış oluruz. Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde bu hastalığa yakalanacaktır. Görünüş sıklığı olarak akciğer kanserinden sonra 2. sıradadır. Erkeklerde de az sıklıkla olmak üzere görülebilmektedir. Toplum sağlığı ve ailemize yükümlülük açısından her insanımıza görev düşmektedir.Unutmayalım ki erken tanı normale yakın bir yaşam süresi sağlar. Duktal kanserler en sık görünen şekildir. Eğer hastalığın tanısı geckirse akciğer beyin ve kemiklere yayılım gösterir ve erkenden hastanın kaybedilmesine neden olur. Bilinçli bir hasta hekim kadar önemlidir. Self muayene dediğimiz yöntemi her hastaya ayrı ayrı anlatmak gerekir.

Risk faktörleri

*50 yaş ve üzeri olmak

*erken adet görmek ve geç menopoza girmek

*Hiç emzirmemiş olmak, hiç gebe kalmamış olmak

*Bir memesinde lezyon var ise diğer memede kitle riskini arttırır.

*Ailede meme kanseri varlığı ( özellikle kızkardeşler, anne ve teyzede)

Yanlış bilinen gerçekler

*Meme kanseri travmadan ve aşırı stresten kaynaklanmaz.

* Risk faktörlerinin hiçbirisi olmasa bile hastalık oluşabilir veya risk faktörü olan hastalar mutlaka kanser olacak diye bir kaidede yoktur.

*Bulaşıcı değildir.

Tanı ve tedavi

Meme kanseri taraması hastanın yaşı ve risk faktörlerinin varlığı açısından değişiklik göstermektedir. Günümüzde gelişen teknloji ile beraber tarama ve tanı yöntemlerinin kullanıldığı yaş aralıklarıda değişmiştir. Bu konuda en doğru olan yaklaşım her hastaya göre ayrı bir skala çıkarmaktır.

20 yaş gurubu

Her ayın belli bir günü kendi kendine muayene yapılır. herhangibir farklı durumda hekime başvurulur. Örneğin kitle, memede renk değişikliği vs. Herşey normal gitse bile 3 yılda bir hekim kontrolü önerilir.

30 yaş gurubu

Kendi kendine mueyeneler her ay yapılmaya devam edilir. Rutin hekim kontrolü 2 yılda bir yapılmalıdır.

40 yaş gurubu

Kendi kendine muyeneye her ay devam edilir. Yılda bir hekim kontrolü ve 1-2 yıl aralarla mammografi çektirilmelidir.

50 yaş gurubu

Kendi kendini muayene her ay yapılmalı, yılda bir kez hekim muayenesi ve her yıl mammografi çektirilmelidir.

Belirtiler bulgular

Memede ağrılı veya ağrısız kitleler

Meme ağrısı ( mastodini, korkulmamalıdır. Çoğunlukla kanser eşlik etmez. )

KIzarıklık, iyileşmeyen meme yaraları

Portakal kabuğu manzarası

Koltuk altlarında şişkinlik

Meme başı akıntıları ( kanlı, sarı yeşil cerahat vs )

Meme başı çekilmeleri

Asimetri artması

Meme derisinin kalınlaşması

Tanısal amaçlı yapılan işlemler

* Hekim muayenesi

*Mammografi ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri

*Tru-cut ve açık biopsiler

*Meme MR

*Akciğer filmleri

*Kan tarama testleri ile diğer laboratuvar testleri

Merkezimizde meme biopsileri tru-cut yöntemi ile ayaktan yapılmakta olup hasta aynı gün normal hayatına dönmektedir.

Ayrıca stereotaksik yöntemlede meme biopsisi yapılmaktadır.

Kıl dönmesinin ameliyatsız tedavisi ( Non operabl pilonidal kist FENOL ve AgNO3 tedavisi )

Kıl dönmesi güncel hayatımızda çok sık karşılaştığımız sorunlu hastalıklardan birisidir. Hastaların yaşam kalitesini bozmakla kalmaz, sosyal ve hijyenik koşulların bozulması ile içine kapalı bir kişilik bozukluğuna dönüşür. Son yıllarda psikolojik sorunlar da yol açtığı saptanmıştır.

Merkezimiz güncel cerrahi yaklaşımların yanında siz değerli hastalarımıza alternatif tedavi seçeneklerini de sunmaktadır.

Kıl dönmesi nedir?

Vücudun kıl bulunan her bölgesinde oluşabilen abse ve fistül formasyonu ile seyreden akıntılı enfektif cerrahi bir lezyondur. Hastalık kronikleştiği zaman cilt altında kıl folikülleri ve eklerinde kıl yumakları ile kapalı kistlere dönüşmektedir. Dermoid kist terimi bu anatomik lezyonun bir varyantıdır. Hastalık basit bir enfeksiyon şeklinde başlar, önce abseleşmeye ve arkasından kapalı kistleşmeye gider. Hastalık süresi uzadıkça, kist içindeki basınç artar ve iç ve dış abselerin teşkil ettiği bir hal alır. Şişlik arttıkça ağrı oluşur ve kimi zaman hastayı kıvrandırır. Hastalar çamaşırlarına sızan kötü kokulu akıntıdan, ağrıdan dolayı hekime müracaat ederler. Bizim her türlü bölgeye müdahele etme şansımız vardır. Unutulmamalıdır ki kronik durum yerleştikçe, yapılan tedavi de agresifleşir ve kalıcı kozmetik kötü görüntülere neden olur. Hastalığın başında cerrahi girişim yapılmadan FENOL tedavisi ile kozmetik görünüm bozulmadan tedavi yapılabilir. Her konuda olduğu gibi bu da hekim hasta ilişkileri sağlamlaştırılarak başarılır. Bizim en çok ilgilendiğimiz bölge, gluteal bası yerleri dediğimiz kuyruk sokumunda oluşan yerlerdir. Hastalığın klasik adı bu bölge için kullanılır.

Genel olarak 15, 40 yaş arası kıl bakımından zengin yapıda genç erkeklerin hastalığıdır. Ancak bayanlarda da görülebilir. Risk faktörleri çok geniş yelpazeyi kapsar. Hormonal dengesizlik, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları yapılan iş vs. Çok oturan ve oturarak çalışan hareketsiz popülasyonda sık görülür. Şoförlerin, bilgisayar başı çalışanlarının ve uzun yolculuk yapanların hastalığıdır. Oturulan zeminin sertliği ile oluşumu arsında derin bir bağlantı vardır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda hastalığın doğumsal değil, edinsel olduğu yönündedir.

Kıl Dönmesi tedavisi

* Klasik cerrahi tedavi

Hastalıklı doku genişçe çıkarılır. Tüm ameliyatların ortak prensibi budur. Hastalıklı dokunun çıkarılmasından sonra kalan boşluk rekonstrüksiyon işlemi için, enfekte dokunun eşkenar dörtgen, elipsoid şekilde çıkarılması tercih edilmektedir. Rekonstrüksiyon işlemi operasyonlara ismini veren girişimdir. Rhomboid flepler, karidakis, Limberg, Z plasti vs. İyileşme komplikasyonsuz yaklaşık yedi gün sürer. Fazlaca cerrahi sütür kullanılır. Ameliyat sikatrisi özellikle bayan hastalarda dermokozmetik sorunlara yol açar. 10. gün dikişler alınır. işten ayrı kalma süresi uzun ve işlem çok zahmetlidir. Hekim hasta paylaşımı olmadan tam başarı sağlanamaz.

*Alternatif tedavi ( FENOL, GÜMÜŞNİTRAT )

Cerrahi tedavinin tam bir alternatifidir diyebiliriz. Bu yöntem ile eritilmiş gümüş nitrat veya fenol fistül ağızlarından kaviteye verilir.Yara içindeki pyojen metaryel ve fistüller eriyerek koyu renkli bir bulamaç halinde dışarı akar. İnatçı fistüller ve hıghgrade vakalara tamamlayıcı cerrahi girişim gerekebilir. Geniş fistül katmanları açılarak işlem kolaylaştırılabilir.

İşlemin başarısı için hekim hasta işbirliği, düzenli kontroller şarttır.

Nüks cerrahi de ve alternatif tedavide aynı olup ortalama %5 dir.

*Alternatif tedavinin avantajları

Genel anestezi ve yatış gerektirmediğinden kolay bir işlem sayılır.Hasta işine hemen dönebilir. Nüks yüzdesi cerrahi girişimler kadardır. Kozmetik açısından avantajlı olup iz bırakmaz. İşlemden sonra hasta toplam 3 kez kontrole çağrılır. Nüks durumunda rekürren tedavilerde de başarı şansı yüksek ve işlemler ücretsizdir.

GÜNCEL BİR HASTALIK
SAĞLIK SORUNLARI CİDDİYET İSTER....
LENFOMA ( LENF BEZİ KANSERLERİ )

Bağışıklık siteminin tümörlerine verilen addır. Çok geniş bir yelpazede ele almak gerekir. Günümüzde bağışıklık sistemi üzerine yapılan çalışmaların artması ile her hasta için ayrı tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Lösemi ile pek yakın alakalı olduklarından iyi kavranmalıdır. Hastalarımız şunu çok iyi anlamalıdırlar ki, basit bir gribal enfeksiyon bile bu kötü huylu rahatsızlıkların bir semptomu olabilir ve hekim kontrolü gerektirir.

Hodgkın ve Hodgkın dışı lenfomalar olmak üzere ikiye ayrılır. Çocuklarda da olabileceğinden uyanık olunmalıdır.

Ağrısız lenf bezi şişliklerine karşı uyanık olunmalıdır. Özellikle iki aydan fazla süren ve ısrarla küçülmeyen boyun ön ve arka lenf gruplarında akla gelmelidir. Yakın zamanda geçirilmiş üst ve alt solunum yolları enfeksiyonlar, ağız içinde bulunan çürümüş dişler, kronik sinüzitler gibi rahatsızlıklarda lenf bezlerinde şişmeye neden olur. Ancak bu rahatsızlıklarda lenf bezi şişlikleri tedaviye cevap verip küçülürler.

HİPOKRAT KİMDİR VE TIP TA Kİ ÖNEMİ

MÖ 450 yılında Bugün ki Yunanistan sınırları içinde yer alan Kos’ ta doğup büyüyen ve daha sonra Anadolu’ya geçerek ilk manada Tıp fakültesi kuran ünlü Yunan tıp adamıdır. Önce zarar verme felsefesinden yolan çıkan Hipokrat’ ın meşhur yemini hiçbir yasal düzenleme olmamasına rağmen hekimlerimiz tarafından günümüzde de kabul görerek tinselleşmiştir.

DÜNDEN BUGÜNE HİPOKRAT YEMİNİ

Tıp camiasında intern hekimler her yıl toplu halde yemin ederler. Tinsel bir törendir bu. Kimine göre amaç kimine göre mantıksızdır.. Bizce mantıklı ve insan sevgisine dayanır. Aileler hocalar meslekdaşlar ve hastalar hakkında mükemmel fikirler içerir.Maalesef sağlığın ticarete dönüştüğü günümüzde bağlı kalmak bir yana bazılarımızı öfkelendirir. İçtenlikle söyleyebilirim ki sağlık bir haktır ve değeri parayla ölçülemez. Hekimlerde birer vatandaştırlar. Hasta olurlar, çocuk yetiştirler ev geçindiriler. Şu önemli gerçeği halkımıza açıkça anlatmak gerekir. Hekimlere dünya döndüğü sürece herkesin yolu düşecek ve herkes önlerinde saygıyla eğileceklerdir.