Beykent Cerrahi Estetik Kliniği’nde başlayan güzellik yolculuğunuzda hiç yalnız kalmayacaksınız. Dermatologlar, diş hekimleri, saç ekim uzmanları, medikal estetik uzmanları tarafından takibinin ve tedavinin yapıldığı, ilgiyle bakıldığı ve teknolojinin getirdiği avantajların kulllanılığı Beykent Cerrahi Medikal Estetik Kliniği’nde kendinizi emin ellerde hissedeceksiniz. İşlemleriniz bitene kadar yanınızda olacak Beykent Cerrahi Estetik Kliniği temsilcileri hem güvende hissetmenizi sağlayacak hem de gerekli duygusal ve fiziksel desteği vererek konforunu en üst seviyeye taşıyacak.

Medikal Estetik bölümümüzde ;

Medikal Cilt Bakımları:

Medikal cilt bakımının amacı gözeneklerin temizlenmesi, cilde oksijen sağlanması, parlaklık, canlılık ve tazelik verilmesi, lenf drenajı ile toksinlerin atılmasıdır.

Medikal cilt bakımı 1.5-2 saat süren bir uygulamadır. Cilt analizini takiben bakımda yapılacak olanlar belirlenir.

Uygun bir temizleyici ile cilt temizlenir ve peeling yöntemi ile de ölü tabakalar uzaklaştırılır. Daha sonra cilde buhar verilerek gözenekler açılır, siyah nokta ve yağ butonları ciltten temizlenir. Sonraki aşamada yüksek frekans cihazı ile dezenfeksiyon yapılır ve cilt hassasiyeti giderilir. Tonik uygulanmasından sonra yüz masajı yapılarak kişi rahatlatılır. Cildin gereksinimine göre yüze değişik serumlar ve maskeler de uygulanabilir. Bakım sonunda tonikleme ve nemlendirme işlemi yapılarak, medikal cilt bakımı sonlandırılır. Medikal cilt bakımı, cildi dış etkenlere ve yılların oluşturacağı yıpranmaya karşı korumak için ayda bir yapılmalıdır.

Lazer Epilasyon :

Vücuttaki istenmeyen tüyler hem kadınlar hem de erkekler için estetik bir sorundur.

Aşırı tüylenme ; kalıtımsal , hormonal veya kullanılan çeşitli ilaçlardan kaynaklanabilmektedir.İstenmeyen tüylerden kurtulmak için günümüzde kullanılan ağda , jilet , ip ,cımbız ve kimyasal tüy dökücüler ile kalıcı çözüm elde edilememektedir.Lazer epilasyonda prensip, kıl folikülünde yerleşmiş bulunan melanin adı verilen renk maddesinin lazer ışığı tarafından tutularak ısıya dönüşmesini sağlamak daha sonra da ortaya çıkan bu ısı enerjisi ile kıl folikülünü tahrip etmektir.

Botox;

Yüzde oluşan kırışıklıklarda en önemli pay, her duygulanımda ve ifadede kullanıldıkları için mimik kaslarına aittir. Özellikle henüz doku sarkmalarının başlamadığı erken dönemde, sadece mimik kaslarının aktif kullanımında kırışıklıklar görünür haldedir. Bu dönemde botox uygulanması, mimik kaslarını geçici olarak felç ederek kırışıklıkları düzeltir veya oluşumunu engeller.

Yüze sürülen bir lokal anestetik etkili krem sonrası uygulanır. Çok ince bir iğnesi olduğundan ağrısı oldukça azdır.

Bölgesel Zayıflama (Kavitasyon):

Ultrasonik ses dalgaları ile zayıflama yapan sistemlere verilen genel ad “kavitasyon” ya da “ultrasonik kavitasyon” yöntemi olarak bilinir. Kavitasyon, “zayıflama” olarak bilinen sistemlerin yeni ve farklı bir versiyonudur. Ultrason ile zayıflamada kullanılan cihazlar, böbrek taşlarını ses dalgaları ile kırmada kullanılan sistemlerden esinlenerek üretilmiştir. Kavitasyon yönteminde taş kırma cihazlarından farklı frekansta ultrasonik dalgalar kullanılır.

Obezitenin günümüzde kalp - damar hastalıkları ve şeker hastalığı (diyabet) başta olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırladığı bilinmektedir. Obez insan yüzdesinin çok yüksek boyutlara ulaştığı gelişmiş sanayi toplumlarında sorun toplum sağlığını etkiler duruma gelmiştir. Bu bağlamda obezite riskine karşın zayıflamanın önemi gün geçtikçe artmaktadır. Vücut ağırlığının yüzde 10 gibi bir kısmını vererek zayıflamak bile birçok sağlık sorununu önlemektedir. Özellikle göbek bölgesinde oluşan yağ dokuları, kalp damar hastalıklarında yakalanma riskini artırmaktadır.

Özellikle obeziteye riskine karşı düzenli spor yapma, diyet ve dengeli beslenme sağlıklı yaşam için gerekli unsurlar arasındadır. Spor ve diyete rağmen bölgesel yağların verilemediği durumlarda, ultrasonik kavitasyon sistemleri önemli destek yöntemleri arasında görülmektedir.

Saç ekimi,

Saç ekimi özel tekniklerle donör saha adı verilen bölgeden, sağlıklı saç köklerinin alınarak, saçsız alana transfer edilmesiyle yapılan bir işlemdir. Bu alandaki gelişmelere paralel olarak, 2006 yılından itibaren FUE yöntemiyle yapılmaya başlayan saç ekimi, bu işlemin daha hızlı ve kolay bir şekilde yapılmasını sağlamıştır. Bunu uygulayan kurumlar, kademeli olarak FUT tekniğinden, FUE tekniğine dönüş yapmıştır. FUE tekniğinde; donör saha adı verilen her iki kulak üzerinden ve iki kulak arasındaki saçlı alandan saç kökleri, 0,7 ve 0,8 mm çapındaki silindirik mikro uçlarla tek tek çıkarılmaktadır. Saç köklerinin çıkarılma işlemi, manuel punch ya da mikro motor adı verilen cihazla gerçekleştirilmektedir. Buradan çıkarılan saç ünitelerine, greft adı verilmektedir.

Bir tane greft, 2’li ya da 3’lü saç hücreleri içermektedir. FUE tekniğiyle saç ekimi, lokal anestezi altında uygulanan bir işlemdir. Uygulamaya başlamadan önce, lokal anestezi için vurulan birkaç iğne acısının dışında hastalar herhangi bir acı hissetmez. Uyuşma oldukça hızlı gelişir. Yapılan uygulama sırasında hastanın bilinci açık olduğundan, işlemleri izleyebilir ya da doktorla sohbet edebilir. Donör sahadaki saç köklerinin alınacağı alandaki saçların sıklığı ve hastanın ihtiyacına göre, yapılan bir seansta 2000-75000 greftlik yani, 5000 ile 18750 saç teli transferi gerçekleştirilebilir. Greft sayıları yüksek olduğunda ve saç ekimi manuel yapılacak ise yapılan seans iki güne bölünerek uygulanabilir. Hastanın saç teli kalınlığı ve ihtiyacına göre, ne kadar grefte ihtiyaç duyulacağına doktor, hastaya saç analizi yaptıktan sonra karar vermektedir.

FUE tekniğiyle yapılan saç ekimi izsiz olarak tabir edilse de, donör saha adlı bölgede 1 mm den daha küçük olan saçsız alanlar ya da burada noktasal beyaz izler meydana gelebilir. Bu alanların çevresinde bulunan saçlar uzadığı zaman, bu izler hiçbir şekilde görünmez. Bu yüzden FUE tekniği, izsiz bir işlem olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemin ilk zamanlarda manuel punchla yapılması sırasında, bir gün içinde alınacak greft sayısı daha kısıtlıydı.

Saç ekiminde çok sayıda greft ihtiyacı olduğunda, bu durum sürenin uzamasına neden olmaktaydı. Aynı zamanda, maliyetlerin yükselmesine sebep oluyordu. Daha sonra mikro motor punch kullanılarak saç kökleri alınmaya başladığında, kısa sürede daha fazla greft toplanmaya başlamıştır. Bu, hem zaman kazandırmış hem de maliyetleri düşüren bir etken olmuştur. Uzmanlarca mikro motor punçlarla, düşük devirde, ince uçlarla, dokuyla uygun açı ve derinlikle yapıldığında, donör sahada iz oluşturmadan işlem tamamlanmaya başlanmıştır. Eğer mikro motor bilinçsiz kullanılır, yüksek devirde çalıştırılır, kalın punchlar kullanılırsa, donör sahada daha fazla travma meydana gelmekte ve burada büyük izler oluşabilmektedir. Bu yüzden, bu işlemin mutlaka uzman ve deneyimli kişilerle yapılması önemlidir.